TARİHİN GÖLGESİNDE BİR CUMHURİYET KADINI: AYŞE DİNÇER AİZANOİ’Yİ SALLAMAYA HAZIRLANIYOR!

TARİHİN GÖLGESİNDE BİR CUMHURİYET KADINI: AYŞE DİNÇER AİZANOİ’Yİ SALLAMAYA HAZIRLANIYOR!
  • 12.06.2026 14:30
  • 0
  • 152
  • A+
    A-
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Giriş Spotu: Türk Halk Müziği’nin güçlü ve neşeli sesi Ayşe Dinçer, Kütahya’nın ve dünyanın en önemli kültürel miraslarından biri olan Aizanoi Antik Kenti’nde, Zeus Tapınağı’nın büyüleyici atmosferinde sahne almaya hazırlanıyor. Konser öncesi Maclife Magazin’e konuşan ünlü sanatçı, “Sanki sadece bugünün insanlarına değil, yüzyılların hatıralarına da şarkı söyleyeceğim” diyerek heyecanını dile getirdi. İşte zamana meydan okuyan o çok özel röportaj!

Müziğin Evrensel Diliyle Geçmişe Yolculuk

Maclife Magazin: Anşe Hanım merhaba, Maclife Magazin’e hoş geldiniz. Kütahya’nın ve dünyanın en önemli kültürel miraslarından biri olan Aizanoi Antik Kenti’nde, Zeus Tapınağı’nın gölgesinde sahne alacaksınız. Binlerce yıllık bu tarihi atmosferde şarkı söyleyecek olmak size ne hissettiriyor?

Ayşe Dinçer: Öncelikle çok büyük bir heyecan ve gurur hissediyorum. Aizanoi gibi binlerce yıllık bir tarihin içinde, medeniyetlerin iz bıraktığı bir yerde şarkı söylemek benim için çok özel bir duygu. Ben halkın içinden gelen, türkülerle büyüyen, örf ve adetlerimize bağlı yaşayan biriyim. O nedenle geçmişten bugüne taşınan kültürel mirasın bir parçası olmak benim için çok kıymetli. Sanki sadece bugünün insanlarına değil, yüzyılların hatıralarına da şarkı söyleyecekmişim gibi hissediyorum kendimi.

Maclife Magazin: Normal bir konser alanıyla, böylesine devasa bir tarihi geçmişi olan “Aizanoi” gibi bir açık hava müzesinde sahne almak arasında sanatçı olarak nasıl bir enerji farkı var? Sahnede kendinizi bir zaman yolculuğunda gibi hissedecek misiniz?

Ayşe Dinçer: Kesinlikle çok farklı bir enerji var. Normal konserlerde seyircinin coşkusu sizi besler; ancak böyle tarihi mekânlarda taşların, sütunların ve o kadim atmosferin de bir ruhu olduğunu hissediyorsunuz. İnsan sahneye çıkmadan önce bile kendisini başka bir çağın içinde buluyor. Ben müziğin zamanları ve insanları birbirine bağlayan evrensel bir dil olduğuna inanıyorum. Aizanoi’de sahne alırken de kendimi adeta geçmişle bugün arasında bir köprü kuruyormuş gibi hissedeceğim. Bir yanda binlerce yıllık tarih, diğer yanda o atmosferde şarkı söylemek… Bu yüzden evet, bunun benim için çok özel bir zaman yolculuğu olacağına inanıyorum. Seyircilerimizle birlikte hem tarihin hem de müziğin coşkusunu aynı anda yaşayacağız.

“Kütahyalıların Kültürel Hafızasına Hayranım”

Maclife Magazin: Festival vesilesiyle Çavdarhisar ve Kütahya’yı ziyaret ediyorsunuz. Şehrin tarihi dokusu, çini sanatı ve kültürel zenginlikleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Kütahya dinleyicisiyle aranızdaki bağı nasıl tanımlarsınız?

Ayşe Dinçer: Kütahya, tarih ve kültürün iç içe geçtiği çok özel şehirlerimizden biri. Özellikle çini sanatıyla dünyaya adını duyurmuş olması, bu toprakların ne kadar güçlü bir kültürel hafızaya sahip olduğunu gösteriyor. Çavdarhisar ve Aizanoi’yi görmek ise insana adeta geçmişin kapılarını aralıyor. Burada her taşın, her eserin anlatacak bir hikâyesi var.

Ben Kütahyalıları her zaman samimiyetleri, misafirperverlikleri ve kültürlerine sahip çıkmalarıyla tanırım, bilirim ve takdir ederim. Daha önceki konserlerimde de bunu her zaman gözlemlemiş ve hissetmişimdir. Ben sahnede seyircimle göz göze gelmeyi, kalpten ve samimiyetle kucaklaşmayı, onlarla yaşadığım her anı dolu dolu paylaşmayı çok önemseyen biriyim.

“Tarihi Alanlar Sanatla Yaşar”

Maclife Magazin: Tarihi alanların bu tarz festivallerle, müzikle ve sanatla canlandırılması sizce kültürel mirasın genç nesillere aktarılmasında nasıl bir rol oynuyor?

Ayşe Dinçer: Bence çok önemli bir rol oynuyor. Gençler bazen tarihi mekânları yalnızca kitaplarda okunan bilgiler olarak görebiliyor. Ancak müzik, sanat ve festivaller sayesinde bu alanlar yaşayan kültür merkezlerine dönüşüyor. Bir genç, sevdiği bir sanatçıyı dinlemek için geldiği Aizanoi’de aynı zamanda binlerce yıllık bir medeniyetle tanışma fırsatı buluyor.

Kültürel miras ancak yaşatılırsa gelecek nesillere aktarılabilir. Sanat da bunun en güçlü yollarından biri. Müzik insanların kalbine dokunurken, tarih de kim olduklarını ve nereden geldiklerini hatırlatıyor. Bu ikisinin aynı ortamda buluşması çok değerli. Eğer gençlerimiz bu etkinlikler sayesinde tarihî mirasımıza daha fazla ilgi duyuyorsa, bu hepimiz için büyük bir kazanımdır.

Aizanoi’nin Büyülü Atmosferinde El Ele, Gönül Gönüle…

Maclife Magazin: Son olarak, Maclife Magazin okurlarına, festival alanını dolduracak olan Kütahyalılara ve Çavdarhisar’da sizi dinlemeyi sabırsızlıkla bekleyen hayranlarınıza neler söylemek istersiniz?

Ayşe Dinçer: Öncelikle Maclife Magazin okurlarına ve beni sevgiyle takip eden herkese gönülden teşekkür ediyorum. Sanatçıyı ayakta tutan en büyük güç, dinleyicisinden aldığı sevgi ve destektir. Ben de yıllardır Türkiye’nin dört bir yanında bu sevgiyi hissederek sahneye çıkıyorum.

Kütahyalı hemşehrilerime ve Çavdarhisar’da bizleri bekleyen tüm dostlarıma şunu söylemek isterim; çok özel bir gecede buluşacağız. Tarihin, kültürün ve müziğin aynı sahnede bir araya geleceği bu güzel festivalde hep birlikte unutulmaz anılar biriktireceğiz. Türkülerimizi, şarkılarimizi, sevinçlerimizi ve duygularımızı paylaşacağız.

Ben sahnede sadece şarkı söylemeyi değil, seyircimle aynı kalp atışında buluşmayı seviyorum. Bu nedenle herkesi ailemden biri gibi görüyorum. İnşallah Aizanoi’nin büyülü atmosferinde el ele, gönül gönüle çok güzel bir gece yaşayacağız. Şimdiden herkesi sevgiyle kucaklıyor, festivalde buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum…

“KALPTEN SEVGİLERİMLE, AYŞE DİNÇER”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ